Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
bivariate normal distribution
cold soak test
Air permeability
extract duct
hot bed
proyecto carfix
iron boot
crácking
roll attitude
axe centrale
class of insulation
in it
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"in it"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
put a jerk in it
f.
acele etmek
2
Genel
have it in for somebody
f.
takmak
3
Genel
put one's foot in it
f.
pot kırmak
4
Genel
put one's foot in it
f.
akım derken bokum demek
5
Genel
not to find it in one's heart
f.
gönlü razı olmamak
6
Genel
have it in one
f.
yeteneği olmak
7
Genel
rub it in
f.
başına kakmak
8
Genel
rub somebody's nose in it
f.
başına kakınç etmek
9
Genel
rake it in
f.
voli vurmak
10
Genel
rake it in
f.
vurgun vurmak
11
Genel
have it in for
f.
birine kin beslemek
12
Genel
put one´s foot in it
f.
baltayı taşa vurmak
13
Genel
be in for it
f.
(kötü bir şey) geçirmek üzere olmak
14
Genel
put one's back in it
f.
canını dişine takmak
15
Genel
make it fit to live in
f.
yaşanır kılmak
16
Genel
make it suitable to live in
f.
yaşanır kılmak
17
Genel
pay it off in installments
f.
taksitle ödemek
18
Genel
take it in turns
f.
bir işi birisiyle dönüşümlü yapmak
19
Genel
settle it in court
f.
mahkemede çözmek/halletmek
20
Genel
mention it in conversation
f.
sohbet sırasında bahsetmek
21
Genel
put it in the center
f.
merkeze koymak
22
Genel
in the middle of it all
zf.
tam ortasında
23
Genel
there's too much ... in it
expr.
çok fazla … katmışsınız
24
Genel
there's too much ... in it
expr.
çok …li
Öbek Fiiller
25
Öbek Fiiller
chuck it in
f.
vazgeçmek
26
Öbek Fiiller
chuck it in
f.
çekilmek
27
Öbek Fiiller
chuck it in
f.
bırakmak
İfadeler
28
İfadeler
put it in a nutshell
expr.
uzun lafın kısası
29
İfadeler
put it in a nutshell
expr.
uzun sözün kısası
30
İfadeler
it must be born in mind that
expr.
hatırlanmalıdır ki
31
İfadeler
put it in a nutshell
expr.
lafı fazla uzatmayalım
32
İfadeler
there's not a scintilla of truth in it
expr.
tamamen yalan
33
İfadeler
in order to clarify (it)
expr.
açıklayıcı olması açısından
34
İfadeler
as it is in real life
expr.
gerçek hayatta olduğu gibi
35
İfadeler
as it is in real life
expr.
gerçekte olduğu gibi
36
İfadeler
as it was in the past
expr.
önceden de olduğu gibi
37
İfadeler
as it was in the past
expr.
eskiden de olduğu gibi
38
İfadeler
as it is seen in the figure
expr.
şekilde görüldüğü üzere
39
İfadeler
as it is shown in the figure
expr.
şekilde gösterildiği üzere
40
İfadeler
as it is explained in detail
expr.
ayrıntılı olarak açıklandığı üzere
41
İfadeler
as it was in the past
expr.
geçmişte olduğu gibi
42
İfadeler
to put it all in simple terms
expr.
basitçe söylemek gerekirse
43
İfadeler
in it win it
expr.
ölmek var dönmek yok
44
İfadeler
in case you missed it
expr.
belki kaçırmışsındır (diye)
45
İfadeler
it's all in the name
expr.
isimden anlaşılıyor
46
İfadeler
like it says in the book
expr.
kitapta söylendiği gibi
47
İfadeler
it'll all come out in the wash
expr.
hiçbir şey gizli kalmaz
48
İfadeler
it was all in good fun
expr.
kötü bir niyet yoktu
49
İfadeler
it must be something in the water
expr.
çok sayıda kişinin aynı anda benzer davranışları göstermesini niteleyen bir ifade
50
İfadeler
you've got to be in it to win it
expr.
kazanmak istiyorsan bilet almalısın
51
İfadeler
you've got to be in it to win it
expr.
piyangoya/çekilişe mutlaka katılmalısın
52
İfadeler
in case you missed it (Icymi)
expr.
belki kaçırmışsındır (diye)
53
İfadeler
use it in good health
expr.
güle güle kullan
54
İfadeler
use it in good health
expr.
iyi günlerde kullan
55
İfadeler
use it in good health
expr.
hayırlı olsun
Atasözü
56
Atasözü
as you make your bed, so you must lie in it
kendi düşen ağlamaz
57
Atasözü
if you keep your mouth shut, you won't put your foot in it
çeneni kapalı tutarsan pot kırmazsın
58
Atasözü
if you keep your mouth shut, you won't put your foot in it
çeneni kapalı tutarsan ağzından bir şey kaçırmazsın
59
Atasözü
an overprotected eye always gets sand in it [literal]
sakınan göze çöp batar
60
Atasözü
(one) has made (one's) bed and (one) will have to lie in it
kendi düşen ağlamaz
61
Atasözü
(one) made (one's) bed and (one) has to lie in it
kendi düşen ağlamaz
62
Atasözü
(one) made (one's) bed and (one) must lie in it
kendi düşen ağlamaz
63
Atasözü
you have made your bed and must lie in it
kendi düşen ağlamaz
64
Atasözü
you've made your bed, now lie in it
kendin ettin kendin buldun
65
Atasözü
you've made your bed, now lie in it
kendi düşen ağlamaz
Konuşma Dili
66
Konuşma Dili
anything in it for (one)
i.
(birinin) herhangi bir çıkarı
67
Konuşma Dili
anything in it for (one)
i.
(birinin) herhangi bir kazancı
68
Konuşma Dili
anything in it for (one)
i.
(birinin) çıkarına/yararına olabilecek bir şey
69
Konuşma Dili
get lost in it
f.
içinde kaybolmak
70
Konuşma Dili
pop it back in
f.
(çıkan kol vb) tekrar yerine oturtmak
71
Konuşma Dili
pack it in
f.
(sigarayı/alkolü vb) bırakmak
72
Konuşma Dili
be in for it
f.
(kötü bir şeyin başına gelmesinden) kaçamayacak olmak
73
Konuşma Dili
be in for it
f.
başı belaya girecek olmak/gününü görecek olmak
74
Konuşma Dili
can't hold it (in)
f.
(çişini) tutamamak
75
Konuşma Dili
can't hold it (in)
f.
(çişini) tutacak gücü kalmamak
76
Konuşma Dili
have got it in (one)
f.
bir yeteneği içinde barındırmak
77
Konuşma Dili
have got it in (one)
f.
(birinin) içinde olmak
78
Konuşma Dili
have got it in (one)
f.
belli bir yeteneğe sahip olmak
79
Konuşma Dili
have it (all) over someone or something (in something)
f.
(bir şeyde) birini/bir şeyi solda sıfır bırakmak
80
Konuşma Dili
have it (all) over someone or something (in something)
f.
(bir şeyde) birinden/bir şeyden çok daha iyi olmak
81
Konuşma Dili
have it (all) over someone or something (in something)
f.
(bir şeyde) birinden/bir şeyden açık ara üstün olmak
82
Konuşma Dili
have it (all) over someone or something (in something)
f.
(bir şeyde) birini/bir şeyi ezmek
83
Konuşma Dili
have one's heart in it
f.
içten istemek
84
Konuşma Dili
have one's heart in it
f.
gönülden yapmak
85
Konuşma Dili
have one's heart in it
f.
hevesli olmak
86
Konuşma Dili
have one's heart in it
f.
dört elle sarılmak
87
Konuşma Dili
have one's heart in it
f.
istekle yapmak
88
Konuşma Dili
have got it in for (someone)
f.
(birine) takmak
89
Konuşma Dili
have got it in for (someone)
f.
(birine) karşı hıncı olmak
90
Konuşma Dili
have got it in for (someone)
f.
(birine) kafayı takmak
91
Konuşma Dili
have got it in for (someone)
f.
(birine) garezi olmak
92
Konuşma Dili
have got it in for (someone)
f.
(birine) karşı kin beslemek
93
Konuşma Dili
have got it in for (someone)
f.
(biriyle) uğraşmak
94
Konuşma Dili
pack it in
f.
yatmak
95
Konuşma Dili
pack it in
f.
uyumaya gitmek
96
Konuşma Dili
pack it in
f.
yatmaya gitmek
97
Konuşma Dili
shove a sock in it
f.
sus
98
Konuşma Dili
shove a sock in it
f.
sesini kesmek
99
Konuşma Dili
shove a sock in it
f.
çenesini kapamak
100
Konuşma Dili
shove a sock in it
f.
kes sesini
101
Konuşma Dili
shove a sock in it
f.
susmak
102
Konuşma Dili
shove a sock in it
f.
kapat çeneni
103
Konuşma Dili
be in it for
f.
bir amaçla bir şeyde yer almak
104
Konuşma Dili
be in it for
f.
bir amaç uğruna bir şeye girmek
105
Konuşma Dili
be in it for
f.
bir şey için bir şeyin parçası olmak
106
Konuşma Dili
be in it for
f.
bir amaç için bir şeyin içinde olmak
107
Konuşma Dili
be in it for
f.
bir şey için bir şeye girmek
108
Konuşma Dili
be in it for
f.
bir şey için bir şeyin içinde olmak
109
Konuşma Dili
be in it for
f.
bir amaç uğruna bir şeyin parçası olmak
110
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi yarım yamalak yapmak
111
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi mekanik/otomatik olarak yapmak
112
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi hevessizce yapmak
113
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi yalap şap/göstermelik yapmak
114
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi yapmış olmak için yapmak
115
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi üstünkörü yapmak
116
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi umursamadan yapmak
117
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi formalite icabı yapmak
118
Konuşma Dili
phone it in
f.
bir şeyi baştan savma yapmak
119
Konuşma Dili
rub it in
f.
hava atmak
120
Konuşma Dili
rub it in
f.
caka satmak
121
Konuşma Dili
rub it in
f.
kıskandırmaya çalışmak
122
Konuşma Dili
rub it in
f.
böbürlenmek
123
Konuşma Dili
rub it in
f.
gösteriş yapmak
124
Konuşma Dili
rub it in
f.
övünmek
125
Konuşma Dili
have it in you
f.
'de böyle bir kapasitesi olmak
126
Konuşma Dili
drop somebody in it
f.
birini sıkıntılı/zor bir duruma düşürmek
127
Konuşma Dili
drop somebody in it
f.
birinin başına iş açmak
128
Konuşma Dili
drop somebody in it
f.
birinin başını belaya sokmak
129
Konuşma Dili
have it in you to do something
f.
bir şey yapma yeteneğini içinde barındırmak
130
Konuşma Dili
have it in mind to do something
f.
bir şey yapmaya niyeti olmak
131
Konuşma Dili
have it in one to do something
f.
bir şey yapma becerisi birinin içinde olmak
132
Konuşma Dili
have it in you to do something
f.
bir şey yapmak birinin içinde olmak
133
Konuşma Dili
have it in you (to do something)
f.
(bir şey yapma) yeteneğini içinde barındırmak
134
Konuşma Dili
have (got) it in you to do something
f.
bir şey yapmak birinin içinde olmak
135
Konuşma Dili
have (got) it in you to do something
f.
bir şey yapma yeteneği olmak
136
Konuşma Dili
have it in one to do something
f.
birinin bir şey yapma yeteneği olmak
137
Konuşma Dili
have (got) it in you to do something
f.
bir şey yapma becerisi içinde olmak
138
Konuşma Dili
have it in you (to do something)
f.
(bir şey yapma) becerisi içinde olmak
139
Konuşma Dili
have (got) it in you to do something
f.
bir şey yapma kapasitesi olmak
140
Konuşma Dili
have (got) it in you to do something
f.
bir şey yapma yeteneğini içinde barındırmak
141
Konuşma Dili
have it in one to do
f.
yapma yeteneği olmak
142
Konuşma Dili
have it in you to do something
f.
bir şey yapma kapasitesi olmak
143
Konuşma Dili
have (got) it in you to do something
f.
bir şey yapma becerisine sahip olmak
144
Konuşma Dili
have it in one to do something
f.
bir şey yapma yeteneğini içinde barındırmak
145
Konuşma Dili
have it in you (to do something)
f.
(bir şey yapma) yeteneği olmak
146
Konuşma Dili
have it in one to do something
f.
bir şey yapma becerisine sahip olmak
147
Konuşma Dili
have it in one to do
f.
yapma kapasitesi olmak
148
Konuşma Dili
have it in one to do something
f.
bir şey yapma kapasitesi olmak
149
Konuşma Dili
have it in one to do
f.
yapmak birinin içinde olmak
150
Konuşma Dili
have it in you to do something
f.
bir şey yapma yeteneği olmak
"in it"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
it is in kısa kullanımı
t is
kısalt.
İfadeler
2
İfadeler
wiifm (what's in it for me)
bundan benim çıkarım ne
expr.
Edebiyat
3
Edebiyat
sheakespeare'in as you like it oyununda kullanılan anlamsız bir nakarat
ducdame
expr.
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of in it
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy